NORDİK CENNET NORVEÇ: OSLO’DA 48 SAAT

Muhteşem Norveç gezimizin detaylarını okumaya hazır mıyız!

Yazı dizimizin ilk kısmında şahane Norveç tatilimizin planını kısaca anlatmıştık okumayanları buraya alalım:)

Şimdi sıra, şehir şehir detaylarda.

Buna da hem ilk durağımız hem de ülkenin başkenti olan Oslo ile başlayacağız.

48 Saatte Oslo:

Oslo, ülkenin güneyinde yer alan, hem başkent hem de en büyük şehir.

Büyük derken, 2017 rakamlarına göre şehrin nüfusu, civarındaki tüm köy ve kasabalar dahil 1,5 milyon:) Şehir 1040’larda kurulmuş, o günden beri de ülkenin gelişen en önemli şehri olmaya devam ediyor.

 

Oslo’da 2 GÜNÜMÜZ VAR, nerelerİ gezelİm gÖrelİm?

Vigeland Park:

  • Açık hava bir heykel müzesi. Hatta, dünyanın, tek bir sanatçıya ait eserleri barındıran en büyük heykel müzesi olarak da tanımlanıyor. Parkta, heykel sanatçısı Gustav Vigeland’ın 1907-1942 yılları arasında yaptığı 200’den fazla heykel bulunuyor.

(fotoğraflar için teşekkürler visitoslo.com ve theculturetrip.com)

Karl Johans Gate CADDESİ:

Şehrin en büyük ve merkezi caddesi. Uzun bir cadde, üzerinde pek çok restoran, cafe, mağaza bulabiliyorsunuz. Boydan boya yürümekte fayda var, zaten bu cadde üzerinde ya da yakınında pek çok görülmesi gereken tarihi binayı da görebiliyorsunuz.

(fotoğraf için teşekkürler norway.nordicvisitor.com)

Akershus Kalesİ:

Hemen deniz kıyısında bulunan bu büyük kale, 1300 yılında dönemin kralı Hakon V tarafından yapılmış. Zaman içerisinde eklemeler ve renovasyonlarla günümüzdeki halini alan kale günümüzde yemyeşil bir park içerisinde hala ihtişamını koruyor. Resmi törenler dışınnda çeşitli festivaller ve konserler de burda yapılıyormuş. İlgileniyorsanız kalenin içini rehberli turlarla da gezebiliyorsunuz.

(fotoğraf için teşekkürler visitoslo.com)

Oslo Opera BİnasI:

Denizin hemen kıyısında bulunan ve değişik mimarisi ile dikkat çeken bina 2008 yılında yapılmış. Binadaki gösterilere bilet alarak katılabiliyorsunuz, ya da dilerseniz sadece gezip görmeye, ve de özellikle etrafındaki teras alanlarından Oslo manzarası izlemeye gidebilirsiniz.

Aker Brygge BÖlgesi:

Şehrin güney batısında yer alan rıhtım bölgesi. Buradan, Oslo yakınındaki fjordlara giden teknelere binebiliyorsunuz. Bölge, pek çok şehrin rıhtımlarında olduğu gibi bir yeme içme eğlenme merkezine dönüşmüş durumda, denizin etrafına dizili onlarca restoran, cafe ve bar bulabiliyorsunuz. Meydanda sokak sanatçılarının gösterilerini izleyebiliyor, ya da özellikle yaz aylarında yapılan minik festivallere denk gelebiliyorsunuz. Şehrin oldukça canlı, cıvıl cıvıl bölgelerinden biri.

 

Akşam üstü içkisi ya da akşam yemeği için çok ama çok keyifli bir bölge, mutlaka gidin! (Yeme içme detaylarında bu bölgedeki bir kaç mekanı da anlatacağız, az sonra)

 

(fotoğraf için teşekkürler visitonorway.com)

Bölgede aynı zamanda dikkat çeken mimarisi ile Astrup Fearnley Modern Sanat Müzesi’ni ve Nobel Barış Merkezi’ni görebilirsiniz.

(fotoğraflar için teşekkürler visitoslo.com

Munch MÜzesi:

Muhtemelen hepimizin bildiği Çığlık tablosunun ressamı Norveçli sanatçı Edvard Munch’un eserlerini görebileceğiniz müze, 1963 yılında açılmış. Müzenin önümüzdeki yıllarda daha modern yeni bir binaya taşınmasından bahsediliyor, Oslo Opera binasının yakınlarında inşaa edilen yeni binanın açılışının 2020’de yapılması planlanıyor.

Viking Ship Museum:

Şehrin Bygdoy bölgesinde yer alıyor. (Müzeler ilginizi çekmese bile bu bölgeyi gezip görmek için mutlaka gidin! Oslo’nun en şık, en kocaman malikanelerinin olduğu harika bir bölge, mutlaka görmek lazım!) Viking Gemi Müzesi‘nde 3 tane orijinal Viking gemisini görebiliyor, Viking tarihi ile ilgili bilgiler edinebiliyorsunuz. Çok büyük bir müze değil, yaklaşık 30dk-1 saat zaman ayırmanız yeterli ama gidip görmekte fayda var.

(fotoğraf için teşekkürler triphobo.com)

Fram Museum:

Yine Bygdoy bölgesinde, Viking Gemi Müzesi’ne çok yakın bir başka müze de Fram Museum. Norveç’in en iyi müzesi diye tanımlanan müzede, dünyada en kuzeye ve en güneye giden, yani kutuplara ulaşan ilk ahşap gemi olan Fram’ı görebiliyor ve de kutup keşifleri ile bilgi alabiliyorsunuz.

(fotoğraf için teşekkürler frammuseum.no)

Kon Tiki MÜzesİ:

Bygdoy bölgesinde yer alan diğer bir müze. (evet bu bölge müzeler ve malikanelerden oluşuyor:) Müzede, Norveçli etnograf ve kaşif Thor Heyerdahl’ın 1947’de Polinezya adalarına yaptığı yolculuğa ve keşiflerine dair bilgiler alabiliyor, bu yolculuğun yapıldığı salı görebiliyorsunuz.

(fotoğraf için teşekkürler visitoslo.com)

Bu seyahati anlatan belgesel 1951 yılında çekilmiş ve En İyi Belgesel dalında Oskar ödülü kazanmış. Yine bu yolculuğun hikayesini temel alarak çekilmiş olan 2012 yılı yapımı Kon-Tiki adlı film de En İyi Yabancı Film dalında Oskar adayı olmuş, ilginizi çekerse izlemeye değer.

(fotoğraflar için teşekkürler imdb.com)

en sevdİğİmİz kIsIm: yeme İÇme:)!

Norveç, eğer deniz mahsülü seviyorsanız dünyanın en güzel yerlerinden biri! Meşhur Norveç somonlarının her çeşidini, en taze ve en lezzetli halleriyle burda bulabiliyorsunuz. Zaten bizce başka da bir şey yemeyin, her şey aşırı pahalı, bari verdiğiniz paraya değsin, başka yerlerde yiyemeyeceğiniz balıkları, deniz mahsüllerini bol bol yiyin:)

BalIk yemeden olmaz dİyenlere: Fiskeriet

Şehir genelinde birden fazla şubesi olan bu restoran, bütün tatil boyunca en çok beğendiğimiz yerlerin başında geliyor. Bizim gittiğimiz, şehir merkezinde, tiyatro binasının yakınında olandı. Mekan çok büyük değil, girdiğinizde sağ tarafta çiğ satılan balık tezgahını görüyorsunuz (burdan evde yemek için çiğ ürünler de satın alınıyor) sol tarafta ise yemek servisinin yapıldığı alan var.

Menüde bol bol balık var! Menü sezonluk hazırlanıyor, taze ürünlerle yapıldığından da zaman zaman değişebiliyor ya da bazı şeyler olmayabiliyor, bu nedenle önden sormakta fayda var. Biz başlangıç olarak bir çılgınlık yapıp “Balina Sashimi” denedik. Değişik, ama çok lezzetli de değil, yani yemeseniz de olur:)

Ana yemek olarak da Fish & Chips ve Somon Burger aldık. Burgerler efsaneydi! Bugüne kadar yediğimiz en nefis somun burgerler oldukları kesin, keşke fırsat olsa da yine gitsek. Fish & Chips’ler de mekanın en meşhur yemeğiymiş, Haddock balığı kullanıyorlar, Çok hafif, yağsız hissi veren, dışı çıtır  içi yumuşacık balıklar. Fiskeriet’te yediğimiz her şeye bayıldık, şu anda yazıyı yazarken bile “keşke olsa da yesek” demeden duramıyoruz, o derece…

ÇeŞİt bol olsun, kİm ne İsterse yesİn dİyenlere: Mathallen Oslo

Avrupa’da nerdeyse bütün şehirlerde görmeye başladığımız üzeri kapalı, içerisinde farklı farklı yeme içme standları bulunan market alanlarının bir tane de Oslo’da mevcut. Mathallen Oslo’nun içerisinde Tapas Bar’dan’ cup cake’ciye, Portekiz yemekleri satan bir restorandan balıkçıya, yaklaşık 30 farklı yeme içme köşesi bulmanız olası. Kısacası giden herkesin seveceği birşey mutlaka var! Biz “Vulkanfisk” isimli balıkçıda somon sashimi, fish & chips ve karides yedik, öncesinde de Barramon isimli Tapas Bar’da birer atıştırmalık aldık. Mekanı da kocaman göbeklerle mutlu mutlu terk ettik.

(fotoğraflar için teşekkürler restaurantguiden.osloby.no ve thelocal.no)

AKER BRYGGE BÖLGESİNDEYSENİZ

Her gün de balık yiyemeyiz derseniz ve de Aker Brygge isimli rıhtım bölgesini geziyorsanız, Dognvill burger kesinlikle tavsiyemizdir! İlk restoranı 2012’de açmışlar, şimdi Oslo’da bir kaç restoranla devam ediyorlar. Kokteyl menüsü çok başarılı, menüdeki yiyecekler ise harika! Tamamen Norveç’te yetiştirilen etleri, somonları ve patatesleri kullanıyorlar. Tavuklar bile çok lezzetliydi!

(fotoğraflar için teşekkürler dognvillburger.no)

Bizim gitmediğimiz ama methini duyduğumuz Pipervika isimli balıkçı, fine dining peşindeyseniz Lofoten isimli çok şık deniz mahsülleri restoranı ve Louise isimli İskandinav restoranı da bu bölgede, onlara da şans verilebilir.

(fotoğraf için teşekkürler lofoten-fiskerestaurant.no ve restaurantlouise.no)

Gecelere akalIm dersenİz:

Oslo’da eminim ki çok iddialı gece kulüpleri vardır, araştırmak lazım:) Biz biraz daha kokteyl barları dolaşmayı tercih ettik.

Himkok:

Şehrin hemen merkezinde yer alan bu kokteyl barı bulmak çok kolay değil! Sokağa girdiğinizde dahi hangi binada olduğunu bulamıyorsunuz çünkü kapıda ne bir işaret ne de bir tabela yok! Bu durum sizi yanıltmasın, bu gizli kapaklı barThe World’s 50 Best Bars 2017 listesine 20.sırada yerleşmiş durumda!

 

(fotoğraf için teşekkürler worldsbestbar.com ve visitnorway.com)

2015 yılında açılan  Himkok, “Flavors of Norway” konsepti ile, bölgeye ait özel lezzetleri çok değişik kokteyller haline getirerek sunuyor.Tabi ki pek çok klasikleşmiş kokteyli de burda bulabiliyorsunuz. Hafta sonları oldukça kalabalık, yer bulmakta zorlanabilirsiniz ancak girişi sizi yanıltmasın, içerisi birden fazla kata yayılmış oldukça büyük bir mekan.

 

(fotoğraflar için teşekkürler visitnorway.com)

Torggata Botaniske:

Bugüne kadar gittiğiniz, muhtemelen, en değişik barlardan birisi Torggata Botaniske olacak. Burası, adından da anlaşıldığı üzere bir “botanik bar”! Barın tavanları ve duvarları sarmaşıklar ve bitkilerle kaplı. Hazırladıkları kokteyllerde de mekanın içerisinde yetiştirilen bitkileri kullanıyorlar. İçeri girdiğinizde gördüğünüz alanın dışında da arka tarafta yine masaların ve barın olduğu ancak pek çok bitkinin de yetiştirildiği ikinci bir alan da bulunuyor, yani aslında tüm mekan yemyeşil bir botanik bahçesi!

(fotoğraflar için teşekkürler visitoslo.com ve eatdrinkkl.com)

Mekanın içki menüsünü mevsime (o mevsimde yetişen bitkilere) göre sürekli yeniliyorlar, yani bir gittiğinizde içtiğiniz bir içkiyi birkaç ay sonra bulamama ihtimaliniz yüksek, ancak denediklerimizden anladığımız, ne içerseniz bayaa güzel çıkıyor, orası kesin:)!

(fotoğraflar için teşekkürler appettit.no ve eatdrinkkl.com)

Oslo, 2-3 gün zaman geçirmek için çok ama çok keyifli bir şehir. Hele ki yaz aylarında gittiyseniz çok geç batan güneşle beraber upuzun günlerin tadını çıkarabiliyorsunuz! Şehirde kısa bir hafta sonu tatili yapmak, ya da daha kapsamlı bir Norveç tatilinin başlangıcını burdan yapmak mümkün. Ama ne olursa olsun, mutlaka Fiskeriet’te yemek yiyin, tamam m??:)!

Yazı dizimizin bir sonraki kısmı, fjordların tam kalbinde yer alan ve bizleri deli gibi hayran bırakan Flam olacak, takipte kalın.

 

CUNDA’DA HAFTA SONU KEYF??

Havalar hala ??s??namad??, bir ???bahar keyfi??? ya da ???yaz geliyor??? moduna giremedik bir t??rl??…Yine de, g??zel havan??n oldu??u bir hafta sonuna denk gelirseniz ve k??sac??k bir tatil yapmak isterseniz, Cunda akl??n??zda olsun.

CUNDA:

Alibey??Adas????ya da daha bilindik ad??yla??Cunda, Bal??kesir’in Ayval??k il??esine ba??l?? bir??ada, daha do??rusu Ayval??k Adalar?? diye bilinen b??y??kl?? k??????kl?? yakla????k 22 adadan biri.

Tabi ada dedi??imize bakmay??n, bir k??pr?? ile (hatta ??lkenin ilk ???bo??az k??pr??s????? diyorlar buna) Ayval??k???a ba??lanm???? durumda art??k. (K??pr??y?? de yeniliyorlar san??r??m, son derece ??irkin bir beton y??????n?? halinde ??u anda, hay??rl?? olsun…)

Ege???deki pek ??ok yerle??im yeri gibi burda da bol bol eski Rum evleri ve dar sokaklar?? bulmak m??mk??n. Asl??nda ufac??k bir yer, ama pek bi ??irin mekanlar mevcut. 1-2 g??nden fazla kal??nmaz ama s??yleyelim, tam hafta sonu mekan??.

NERDE YER ????ER??Z:

Cunda, bal??k????lar??, deniz mahs??lleri ve de ??zellikle mezeleri ile me??hur! Tabi bir de lokmac??lar??yla:) Deniz kenar??na dizili onlarca restoran bulman??z m??mk??n, ??o??u da hi?? fena de??il. Yine de bir ka?? ??neri verelim hemen:

Moshos Taverna:

Cunda???n??n i??inde, 200 y??ll??k ta?? bir bina i??erisinde yer al??yor. Mezeler ve yemekler olduk??a lezzetliydi, ??stelik canl?? Yunan M??zi??i de mevcut. Hem g??zel yemek yemek hem biraz e??lenmek i??in tatl???? bir mekan.

K??rfez Restoran ??? Sal??h?????n Yer??:

Yine Cunda???n??n i??erisinde, ama deniz kenar??nda de??il bir s??ra arka sokakta yer alan bir bal??k????, ama kesinlikle gitmeye de??er.

Men??de bol miktarda y??resel otlarla yap??lm???? mezeler g??rmeniz olas??, ayr??ca kalamar dolma ya da ka??arl?? midye gibi lezzetli ara s??caklar da bol bol var. Gitti??imizde yedi??imiz her??eyden ??ok memnun kald??????m??z, servisi h??zl?? ve de hesap gelince ???bu ne yaa b??yle??? diye kavga ????karmad??????m??z hatta ???e iyiymi?? yaa??? dedi??imiz bir yer. Mutlaka deneyin derim:)

Uno Pizza:

Cunda???ya gelip de pizza m?? yenir demeyin:) Ak??ama rak?? var, ????leni hafif ge??irelim fln derseniz Cunda???n??n ara sokaklar??ndaki Uno tam gitmeniz gereken yer.

Pizzalar?? incecik yap??yorlar, ??stelik salatalar?? da ??ok lezzetli. Mesela biz kekikli Cunda peyniri ile yap??lan bu salatay?? pek sevdiydik.

Mekan??n ??e??itli kokteyllerden olu??an bir men??s?? de mevcut, hani can??n??z ??ekerse.

 

 

Ta?? Kahve:

Cunda???n??n en me??hur ???kahvesi???. Yakla????k 150 y??ll??k kocaman bir binada yer al??yor, Cunda???ya her gelen de mutlaka buraya u??ruyor.

San??r??m yemek de var, ama biz kahvalt??ya ve kahve i??meye gittik.

A????k??as?? kahvalt??s??nda ??ok da ah??m ??ah??m bir ??ey yok. Evet, gelen ??eyler (peynirler zeytinler vs) lezzetli ama ??ok istisnai bir lezzet yok. Sadece gelen vi??ne soslu lor denemeye de??erdi, ama onun da daha g??zelini ba??ka yerlerde bulman??z olas??. Sahanda yumurtalar ise yenilmeyecek kadar ya??l??, zeytinya????nda y??zerek geldi, bence hi?? sipari?? etmeyin daha iyi.

Bu mekan??n tad??n?? ????karman??n en iyi yolu oturup g??zel bir T??rk kahvesi i??mek, eski binan??n dokusunda ??n??n??zdeki deniz manzaras??n?? izlemek. Ha bir de hemen ??n??ndeki dondurmac?? bayaa iyi:)

DEN??ZE NERDEN G??RER??Z:

Cunda, Kuzey Ege’de olmas??ndan kaynakl??, suyu so??uk ama nefis bir b??lge. Buzz gibi denizden ho??lan??yorsan??z buray?? kesin seversiniz:) Adan??n ??e??itli yerlerinde plajlar mevcut.

Konforum yer??nde olsun d??yen, Beach Club Sevenlere : Ortun??

Ortun?? Otel’e g??nl??k olarak, beach club i??in giri?? yapabiliyorsunuz. Giri?? ??creti biraz y??ksek, 150 TL, ve tabi buna ??ezlong & havlu d??????nda bir??ey dahil de??il.

Ancak burada sessiz sakin bir koydaki tek mekan olarak g??zel bir g??n ge??irmeniz m??mk??n. Zeytin a??a??lar?? aras??nda, ??imenlerde g??ne??lenip??iskeleden ya da y??r??yerek denize girebiliyorsunuz. Yemekler muhte??em:)! Olduk??a g??zel kokteyl yapan da bir barlar?? mevcut.

PLAJDa L??KS ARAMAM D??YENLERE: pater????a??KOYU

Adan??n K??????kuyu k??sm??na bakan plaj. Burada yanyana dizilmi?? mini “beach clublar” bulabiliyorsunuz, ismi sizi yan??ltmas??n beach club dediysek iskele, ??ezlong veren, yeme i??me imkan?? olan ama olduk??a sala??, basit yerler.

Biz bunlardan B??y??kl?? Beach’e gittik. Sezon ba???? olmas?? nedeniyle – hava da s??per de??ildi o g??n – ??ok keyifli oldu??unu s??ylemem ama deniz g??zel g??z??k??yordu. Ha bir de sadece 2 saat kald??????m??z ve bizden ba??ka kimsenin olmad?????? bir g??nde bizden ??ezlong paras?? alarak bizi ??ok k??rd??lar. Biz bir daha B??y??kl?? Beach’e gitmeyiz, sizin de akl??n??zda olsun.

PLAJ DED??N M?? EN SALA??I OLSUN D??YENLERE: ADA CAMPING??

Ortun??’un hemen yan?? ba????nda, adan??n en bilinen yerlerinden biri. Burada dilerseniz kamp yapabiliyorsunuz ya da plaj i??in gelebiliyorsunuz. Son derece sala?? bir yer,??biz pek sevemedik, ama severseniz deneyin tabi:)

NERDE KALALIM:

ORTUN?? HOTEL:

Para pul derdiniz yoksa, kesinlikle hi?? d??????nmeden Ortun??’ta kal??n! ??Dinlenmek, nefis bir koyda denize girmek ve de inan??n bir otelde yiyebilece??iniz en lezzetli ??eyleri yemek i??in tek gidilecek yer. Burdan hi?? ????kmadan harika bir hafta sonu ge??irmeniz m??mk??n.

 

1980 y??l??nda, Necla – Orhan Tun?? ??ifti taraf??ndan kurulmu?? bir aile i??letmesi asl??nda, ??imdi ikinci ku??ak i??i devralm???? devam ediyor. Nefis bir koyda tek ba????na yer alan bir tesis, dolay??s??yla son derece sessiz ve sakin.

2 katl?? binalardan olu??an bir otel, i??erisinde (gitmedik ama duydu??umuza g??re) ??ok ba??ar??l?? bir SPA’s?? mevcut. Yemekler ise – inan??n abartm??yorum – efsane! Evet, olduk??a pahal?? bir mekan ama kar????l??????n?? da veriyor.

Mola Cunda Hotel:

Biraz daha uygun fiyatl?? bir yer ar??yorsan??z, ya da Ortun?? uzak kal??yor, Cunda’n??n i??inde kalal??m derseniz Mola Cunda ??ok do??ru bir se??enek olabilir. Buras?? da 2 katl?? bir binadan olu??an bir otel, ortas??nda ise i??erisinde bir havuz da bulunan ye??illikli bir avlu ve g??ne??lenme alanlar?? mevcut. (yaln??z havuz olduk??a s????, y??zmekten ziyade serinlemek i??in girmelik:)

Odalar ufak ama tertemiz. Kahvalt??s??n?? biz ??ok be??endik, se??enekler hem bol hem de lezzetliydi. ????len yeme??i i??in de yine pizzalar, zeytinya??l?? yemekler gibi se??enekler bulabiliyorsunuz. Dikkatimizi ??eken ise, g??n boyu nefis m??zik ??al??yorlar! Akustik coverlar, arada Depeche Mode’lar U2’lar, biraz rum ezgileri vs, baya tatl?? bir play listleri mevcut:) Bence gayet keyifli, her zaman gidip kal??nacak bir Cunda oteli.

NASIL G??DER??Z:

Valla yak??n zamana kadar herkes arabayla gidiyordu, ??stanbul???dan ??? e??er deli bir ????f??r de??ilseniz ??? yakla????k 7 saat gibi s??ren bir yolu var.

G??zel haber, art??k u??akla gitmek m??mk??n! Hem Pegasus???un hem de THY???nin ??stanbul???dan Edremit???e u??u??lar?? var. Yakla????k 40dk s??ren bir u??u??un ard??ndan 40-45dk bir araba yolculu??uyla Cunda???ya varman??z m??mk??n. Bence hi?? araba diye kasmay??n, pa??a pa??a u??akla gidin:)

K??sa bir dinlenme, biraz yeme i??me, hava g??zelse denize girme hafta sonu isterseniz ama taa Bodrum’a ??e??me’ye de gidemem derseniz, Cunda g??zel bir alternatif, akl??n??zda olsun:)

 

BAHARDA BİR LEZZET GEZİSİ: PARİS

Bahar geliyor, havalar ısınacak az kaldı. Güzel havalarda 2-3 gün yurt dışında bir yere kaçayım, yakınlarda ama uzakta olalım, güzel sokaklarda sabahtan akşama kadar tüm şehri yürüyelim, nefis yemekler yiyelim, şaraplar, kahveler içelim derseniz, istikamet belli. Evet, doğru tahmin ettiniz, hafta sonu keyfimiz bu sefer de Paris.

Gez gez bİtmez gÜzellİkte bİr Şehİr

Paris’te ne kadar uzun kalırsanız kalın, ne kadar sık giderseniz gidin, gezecek, görülecek yerleri bitirmeniz mümkün değil. Her gittiğinizde daha güzel bir sokak, daha lezzetli bir krep ya da daha nefis bir şarap keşfetmeniz, hiç bilmediğiniz bir müzede inanılmaz bir sergiye denk gelmeniz mümkün.

Paris’te nereleri gezmek, görmek gerekir, standard yerler, her yerde yazıyor. Müzeleri, Eifell’i, Louvre’u zaten başkalarından da okursunuz, biz biraz daha “yine ne yedik ama” turumuzdan notları yazalım dedik.

3 öğünde Parİs 🙂

KahvaltI keyfİ:

Eğer Paris’e keyif yapmaya geldiyseniz, asla es geçmemeniz gereken öğünlerden biri kesinlikle kahvaltı. Şehirdeki pek çok mekanda nefis baguette ekmekler, ballar, tazecik pişmiş kruvasanlar ve muhteşem kahvelerle keyif yapmak mümkün.

Cafe De Flore:

Paris’in en keyifli, en şık bölgelerinden birinde, St. Germain’de yer alan çok keyifli bir mekan, hatta Paris’in en eski kafelerinden biri. 1880’lerde açılan mekan adını Roma mitolojisindeki çiçek ve bahar tanrıçası Flora’dan alıyor. Uzun yıllar boyunca aralarında Hemingway, Camus gibi isimlerin de olduğu edebiyat ve felsefe dünyasının önde gelenlerinin müdavimi olduğu bu cafe, hala şehrin en popüler mekanlarından biri.

(fotoğraf için teşekkürler andrewharper.com)

Burada tabi ki sadece kahvaltı yok, nefis sandviçler, kişler veya salatalarla bir öğlen yemeği veya hafif bir akşam yemeği için de gelebilirsiniz ama bizce en keyiflisi kahvaltıları!

Omlet ve yumurta çeşitleri oldukça başarılı, dilerseniz daha doyurucu olan sandviç çeşitlerinden de alabilirsiniz. Ama, kruvasan yemeden asla masadan kalkmayın. Taze pişmiş kruvasanlar, ister sade, ister çikolatalı seçin, muhteşemler! Bir de minik not, bal isterseniz aşırı lezzetli bir akasya balı getiriyorlar, yemeye doyamayacaksınız.

(fotoğraf için teşekkürler between-meetings.com)

Cafe de Flore , bu kadar popüler olmasından dolayı biraz pahalı, bir kahvaltıya bu kadar çok para vermem derseniz de, en azından havasını koklamak, şehrin bu bölgesinin tadını çıkarmak için bir kahveye mutlaka uğrayın derim.

Les Deux Magots:

St. Germain’deki bir diğer keyifli cafe, hatta Cafe de Flore’nin yan komşusu, ve tabi ezeli rakibi:) Les Deux Magots‘nun bulunduğu yer 1820’lerde ipek iç çamaşırları satan bir mağaza, ismini de dönemin popüler tiyatro oyunlarından birinden almış – Les Deux Magots de la Chine. Cafenin içerisinde hala duran iki Çin heykeli de bu dönemden kalma. Mekan, 1800’lerin sonuna doğru cafe haline dönüştürülüyor.

(fotoğraf için teşekkürler punchdrink.com)

Komşusu Cafe de Flore gibi, açıldığı günden bu yana sanat camiasina, edebiyat dünyasına ev sahipliği yapıyor. Hemingway, Picasso, Sartre gibi isimleri ağırlıyor. Burası da sadece kahvaltıyla sınırlı değil tabi ki, ama kahvaltıya gelmeniz şiddetle tavsiye edilir:) Çeşitli kahvaltı tabaklarından seçmeniz mümkün, ya da sadece kruvasan ve latte eşliğinde oturup St.Germain sokaklarını izleyebilir, ve her an bir ünlü ile karşılaşmayı bekleyebilirsiniz. Mekanın kahvelerinin güzelliğini sanırım anlatmamıza bile gerek yok:)

(Fotoğraf için teşekkürler weekendnotes.com)

ÖĞle yemeğİnde denİze dÜŞenler: Leon de BruxellEs

Deniz mahsülü, daha doğrusu midye seviyorsanız mutlaka ve mutlaka gitmeniz gereken yer burası! İlk şubesi 1989’da açılan restoranın şu anda Paris bölgesinde 6 yeri daha var, mutlaka birine denk gelirsiniz.

(fotoğraf için teşekkürler thelifepile.com)

Leon de Bruxelles’in spesyali, koca koca tencerede gelen “moules mariniere”. Orijinalinde bir Belçika yemeği, ama Fransa’da da oldukça popüler. Dilerseniz sade, dilerseniz mantar, taze otlar, arpacık soğanları da ya da farklı lezzetlerle pişirilmiş nefis midyeler, yanında da çıtır çıtır bir patates kızartmasıyla geliyor. Bizim favorimiz domates, sarımsak, Provence otları, siyah zeytin ve zeytinyağı – beyaz şarap sosunda pişen Mussels Provencale oldu. Tencereler de gözünüzü korkutmasın kabukları fln çıkarınca aslında o kadar da çok yemiş olmuyorsunuz:) (yine de 2 kişi paylaşmakta fayda var bence)

Midyelerin bir başka güzel pişirilmiş hali ise, “Gratin” dedikleri, fırınlanmış olarak gelen tabaklar. Tereyağı, sarımsak ve maydanozla pişirilen midyeler, üzerine peynir verilerek fırınlanıyor, size de bu nefis lezzeti doya doya yemek kalıyor.

Leon’da az da olsa et çeşitleri, salata ve balık çeşitleri de mevcut, ama bence bu kadar yol gitmişken midye yemeden gelmeyin.

AKŞam yemeĞİm tam bİr FransIz olsun dİyenlere: Le Connetable

Şehrin en keyifli bölgelerinden biri Marais. Tasarım dükkanları, sergi ve galeriler, küçük cafelerle birlikte Paris’in en hip mahallelerinden biri haline gelen bu bölge aynı zamanda bir yeme içme cenneti olma yolunda da ilerliyor. Marais’de onlarca restoran, cafe, şarap evi, peynir tadım mekanı bulmanız olası, ilerleyen saatlerde bölge çok hareketli bir gece hayatına da ev sahipliği yapıyor.

Marais’de bizim en sevdiğimiz ise, tarihi bir binada, klasik Fransız yemeklerini huzur ve keyif içinde yiyebileceğiniz tatlı bir mekan, Le Connetable.

Le Connetable’in yer aldığı bina, 1340 yılında yapılmış, içeri girdiğinizde de tatlı bir tarih kokusu sizi sarıyor. Mekan oldukça ufak, 50 kişilik bir yemek salonuna sahip dolayısıyla önden rezervasyon yaptırmanız şart.

Menüde herşey “Fransız”:) Dilerseniz ala carte menüden seçim yapabilirsiniz ama bizim önerimiz başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan set menüden almanız, zaten bu menünün içeriğini de sunulan pek çok seçenek arasından siz yapıyorsunuz dolayısıyla çok da “set menü” sayılmaz.

Başlangıçlarda bizim en sevdiklerimiz “3 ördek salatası ” oldu, bir tabakta fois gras’dan fümeye kadar, farklı tarzlarda hazırlanmış ördek etleri tadabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra ıspanak salatası ya da sıcak keçi peynirli profiterol topları da oldukça başarılı seçimler.

Ana yemeklerde, eğer severseniz, mutlaka Porcini mantar ve krema soslu tavuk seçin. Bildik bir yemek gibi geliyor, ama inanın bu kadar lezzetlisini yememiş olabilirsiniz:) Menüde bunun dışında incile pişirilmiş ördekten nefis etlere kadar da pek çok seçenek mevcut.

Tatlı olarak dilerseniz peynir tabağıalabilir, dilerseniz frambuazlı mousse, armutlu charlotte veya çikolatalı armutlu tart alabilirsiniz. Menü genelde hep aynı, çok mevsimsel değişiklikler dışınnda pek farklılaşmıyor,ama her gittiğinizde aynı yemeği aynı lezzette bulacağınızı bilmek de çok keyifli.

2 katlı bir binada yer alan Le Connetable, üst kattaki yemek salonunda daha huzurlu bir ortam sunuyor, ama bu sizi yanıltmasın, ilerleyen saatlerde hele ki hafta sonuysa alt kat oldukça keyifli ve hareketli bir bar haline geliyor, hatta spontan olarak uğrayan müzisyenlerin, şarkıcıların mini konserlerine ev sahipliği yapıyor.

 

 

 

AKMERKEZ?????N EN TATLI K????ES??: VAKKO PATISSERIE

Akmerkez???in hemen ana giri?? kap??s??n??n yan??nda, Vakko ma??azas??n??n ??n??ne tatl???? bir mekan a????ld??: Vakko Patisserie Petit Four.

Etiler???in g??be??inde, mini bir Frans??z k????esi gibi, nefis tatl??lar, cici bici fincanlarda ??aylar kahveler… Biraz La Duree‘yi and??ran bir ortam var, zaten ama?? da san??r??m bu “artizanal tatl??” keyfini ??stanbul’a ta????mak.

K??zlarla ???koko????? bir ??ay saati yapal??m, anneleri alal??m gidelim bir kahve i??elim, kendimizi minno?? lezzetlere b??rakal??m derseniz, art??k mekan belli:)

HEM ??IK HEM LEZ??Z

Vakko dendi mi akl??ma gelen ilk ??ey ????kl??k ve kalite olurdu, art??k bunlara bir de lezzet eklendi. Zaten y??llard??r Vakko ??ikolatalar?? ile bu alan?? da sahiplenen marka, yeni mekan??yla art??k keyif konseptine de dahil olmu?? durumda, hepimize hay??rl?? olsun:)

Vakko Patiesserie Petit Four???un t??m lezzetleri alan??nda ??ok ba??ar??l?? isimlere emanet edilmi?? durumda. T??m lezzetler, Fransa???da gastronomi alan??nda verilen ve t??m d??nyada ???m??kemmellik??? g??stergesi olarak kabul edilen ???Meilleur Ouvrier de France Patissier??? unvan??n??n sahibi, Philippe Chatelain dan????manl??????nda haz??rlan??yor. Pasta ??efi, uzun y??llar Four Seasons otellerinde ??eflik yapan Ghislain Gaille. Sandvi?? ve salatalar?? da Frans??z ??ef Anthony Baudet haz??rl??yor.

(foto??raf i??in te??ekk??rler hurriyet.com)

Mekan tatl?? bir pastane ve nefis bir k???? bah??esi gibi d??zenlenmi??. Vakko ma??azas?? i??erisinden ge??erek giriyorsunuz, i?? k??s??m ??irin, ufak bir pastane havas??nda ve ??ok ????k. Hemen d????ar??s?? da keyifli bir arka bah??e gibi tasarlanm????. Asl??nda Nispetiye caddesinin hemen yan??, dolay??s??yla trafik ve korna seslerinin tam i??inde olaca????n??z?? d??????n??yorsunuz ancak olu??turulan ye??il bitki duvarlar, bah??e ile trafi??in aras??n?? harika kapatm????. Gayet huzurlu ve keyifli bir ortamda tatl??lar??n??za g??m??lebiliyorsunuz k??sacas??.

T??m tabak ??anaklar, benim bizzat hayran?? oldu??um Pip Studio???nun tasar??mlar??. Pozitif renkler, ??i??ekli, i?? a????c?? desenler vs…Bunlar bile tek ba????na size keyif vermeye yetecektir. Bu arada, bu tasar??mlar?? sat??n almak isteyenleri buraya alal??m:)

KAHVE ??AY DEY??P GE??MEY??N:

Eskiden tercihimizi ???kahve veya ??ay??? diye yaparken art??k hepimiz artizanal kahve ve ??aylara al????t??k, dolay??s??yla bu kadar haval?? bir mekandan da her yerde olmayan se??enekleri aramak hakk??m??z:)

Vakko Coffee i??erisindeki kahveler, Brezilya, Kolombiya, Etiyopya, Klimanjaro ve Hindistan???dan toplanan kahve ??ekirdeklerinin harmanlanmas?? sonras??nda, ??talya???da butik bir kahve d??kkan?? sahibi olan deneyimli??Barista Steve Salomoni???nin son dokunu??uyla, ??talya???da kavrularak haz??rlan??yor.

??aylar da, Vakko???nun bir s??redir ma??azalar??nda da sat??lan markas?? Vakko Tea Atelier???e ait. Siyah ??ay ??e??itlerinden hindistan cevizi, limon ve zencefil i??eren Ye??il ??aya ( Mind & Body Tea), m??s??r papatyalar?? , k??rm??z?? g??l taneleri ve lavanta i??eren ??aylara (Dream Tea) kadar de??i??ik se??enekler bulman??z olas??.

NE Y??YEL??M?

Vakko Patisserie Petit Four, sadece tatl?? yenecek bir yer de de??il, asl??nda g??n??n her saatinde burda keyifle yapabilece??iniz bir??eyler var. Sabah kahvalt??s?? i??in s??cac??k kruvasanlar ve nefis kahveler sizi bekliyor. ????le yeme??i saatlerinde buralardaysan??z da sandvi??, ??orba ve salata se??enekleri men??de mevcut.

Haftan??n her g??n?? saat 15:00 ??? 18:00 aras??nda da ?????ay Saati??? ger??ekle??tiriliyormu??. Hedeflenen, tam bir Frans??z ??ay keyfi! Petit four???lerle beraber Vakko Tea Atelier ve Vakko Coffee, ya da dilerseniz ??ampanya fln yudumlayarak acayip bir Paris ak??am??st?? ya??ayabiliyorsunuz:) (evet, s??ylemeyi unuttuk, mekan??n ??arap, ??ampanya ve viski gibi se??enekleri i??eren bir alkol men??s?? de mevcut)

G??N??N HER SAAT?? TATLI SAAT?? OLSUN!

Vakko Patisserie’nin tabi ki en kuvvetli yan??, nefis tatl??lar??. Mekana girdi??inizde caml?? bir alandan tatl??lar??n??z?? g??rerek se??ebiliyorsunuz, yaln??z bizden uyarmas??, ??ok tehlikeli! Kendinizi bir anda 3 porsiyon tatl?? yerken bulabilirsiniz:)

Bizim denediklerimizden en sevdi??imiz, lychee ve frambuaz meyveli makaron oldu. Hem g??r??nt??s?? ??ok i?? a????c??, hem de kendisi olduk??a hafif ve lezzetli. Bol meyve ve g??l aromal??, tazecik bir makaron, a????r?? a????r bir tatl?? istemiyorsan??z ideal bir se??im.

Milf??y ??e??itleri de olduk??a ba??ar??l??, biz vanilyal?? olan?? denedik ve ??ok memnun kald??k. Bunun yan?? s??ra taze meyveli, kahveli veya ??ikolatal?? ??e??itleri de mevcut.

Tatl??lar?? yaz yaz bitmez, en iyisi birka?? i??tah a????c?? foto??rafla anlatmaya ??al????al??m. Ama en iyisi, gidip yerinde g??rmeniz tabi ki:)

(foto??raflar i??in te??ekk??rler gecce.com)

Mekan, i??eri??inden de kaynakl?? olarak kad??n a????rl??kl?? bir kitleye sahip. Biz gitti??imizde her masada 3-4 kad??n vard??, mekanda sadece 2 erkek m????teriye rastlayabildik. Asl??nda tam bir k??z k??za sohbet edelim, hadi anneleri al??p keyifli bir kahve i??elim yeri): Masalar??n nerdeyse yar??s??ndan fazlas?? anne-k??z ekibiydi.

Fiyatlar, tahmin edece??iniz gibi y??ksek, ama arada s??rada bi keyif ka??ama???? yapal??m derseniz, en az??ndan ??dedi??iniz rakam??n kar????l??????nda gelen lezzetlerden ve servisten asla ??ikayetiniz olmayacakt??r.

Akmerkez’e yolunuz d????erse al????veri??e mini bir mola vermek i??in, ya da bir cumartesi g??n?? k??zlarla bulu??al??m, tatl?? keyfi yapal??m fln derseniz mutlaka deneyin derim!

 

 

 

 

 

KARDA ??????N??Z?? ISITACAK LEZZETLER

Ya??as??n kar! Beklenen kar nihayet geldi. Hem de ne geldi! Her yer bembeyaz. ??ster kar??n keyfini evde battaniye alt??nda film izleyerek ????kar??n ister ofise gidemeyip evden kucaginizda laptop mailleri takip etmeye ??al??????n bu kar keyfine s??cac??k lezzetler ??art!

her ya????n en sevd??????: S??cak ????kolata

Gerekenler:
  • ?? cup toz kakao
  • ?? cup??toz ??eker
  • ??? cup??s??cak su
  • Bir ??imdik tuz
  • 4 cup s??t
  • 1 ??ay ka???????? vanilya veya ??ubuk vanilya
Nas??l yapaca????z?
  • Toz kakao, ??eker, tuz ve suyu orta boy bir tencerede kar????t??r??yoruz.
  • Kar??????m?? orta ate??te, devaml?? kar????t??rarak pi??iriyoruz. Kar??????m kaynad??ktan sonra yine kar????t??rarak bir dakika daha pi??iriyoruz.
  • S??t?? bu kar??????ma ekleyerek pi??irmeye devam ediyoruz ancak bu sefer kaynamamas?? ??nemli! S??t?? iyice kar????t??rarak ??s??tman??z yeterli, kaynamamas??na dikkat ederek ate??ten al??yoruz.
  • Tenceremizi ate??ten ald??ktan sonra vanilyay?? ekleyip kar????t??r??yoruz.
  • Art??k servise haz??r! Tabi dilerseniz bardaklara birer marshmallow ya da ??ubuk tar????n da ekleyebilirsiniz, size kalm????!

??????n??z?? ??s??tmak ??????n: zencef??l ??ayi

Gerekenler:
  • 85gr ince do??ranm???? taze zencefil
  • Bal
  • Tar????n
NASIL YAPACA??IZ?
  • ??nce do??ranm???? zencefil dilimlerini??bir tencereye koyuyoruz. ??stlerine 1 bardak su ekleyip kaynat??yoruz. Kaynad??ktan sonra ocaktan al??p s??z??yoruz.
  • Dilerseniz zencefiller kaynad??ktan sonra ??ubuk tar????n veya karanfil de ekleyerek lezzetini art??rmas??n?? sa??layabilirsiniz.
  • Ocaktan ald??????m??z kar??????ma bal ekleyip hafif??e kar????t??rarak erimesini sa??l??yoruz. ??imdi servise haz??r??z.

(foto??raf i??in te??ekk??rler: shape.com)

STARBUCKS’A KADAR G??DEMEM D??YENLERE: VAN??LYA CHAI TEA LATTE

GEREKENLER (2 K??????L??K)

  • 2 bardak??su
  • 2-3 tane karabiber
  • 3 b??t??n karanfil
  • ??? ??ay ka??????????muskat
  • ?? ??ay ka???????? toz??kakule
  • ?? ??ay ka???????? toz zencefil
  • 1????ubuk tar????n
  • 2??adet po??et siyah ??ay
  • 1 ??orba ka???????? toz ??eker
  • 1 ??ay ka???????? vanilya ??z?? veya ??ubuk vanilya
  • ?? bardak s??t
NASIL YAPACA??IZ?
  • Suyu, karabiber tanelerini, karanfili, kakuleyi, zencefili, muskat?? ve ??ubuk tar????n?? ufak bir tencereye koyun.
  • Kar??????m?? kaynat??n. Kaynad??ktan sonra en az 5 dakika kaynatmaya devam edin. (ne kadar uzun s??re kaynat??rsan??z baharatlar??n lezzeti o kadar ??ok ????kacakt??r)
  • Ate??i kapat??n. Po??et ??aylar?? i??ine at??n ve 5-6 dakika bekleyin.
  • Toz ??ekeri ve vanilyay?? ekleyin ve kar????t??r??n.
  • Ayr?? bir tencerede s??t?? ??s??t??n ve s??cak s??t?? bu kar??????ma ekleyin.
  • Dilerseniz servis ederken de fincanlara toz tar????n ekleyebilirsiniz.

(foto??raf ve tarif i??in te??ekk??rler:??momontimeout.com)