YAZ HİÇ BİTMESİN DİYENLERE : SAKIZ ADASI

Geçen sene gittiğimiz, bayıla bayıla gezdiğimiz Sakız Adası’na dayamadık, 2019’da da gittik! Eylül sonu gittiğimiz tatilde de adanın yeni yeni köşelerini keşfettik.

Yeni ve güncellenmiş notlarımızla karşınızdayız:)

ÇEŞME’NİN HEMEN YANI BAŞINDAKI ADA: SAKIZ (CHIOS)

Türkiye’ye en yakın adalardan biri olan Sakız adası, Yunanistan’ın beşinci büyük adası.

Adada irili ufaklı yaklaşık 60 köy var, ada nüfusu da 50 bin civarlarında.

Adanın orijinal ismi Chios. Bu isim, mitolojide denizler tanrısı olan Poseidon’un kızı (bazı kaynaklarda oğlu da deniyor) Chioni’den geliyor. Chioni “kar” anlamına geliyormuş.

Efsaneye göre Chioni, o zamanlar tamamen çöl olan bu adada dünyaya geliyor ve onun doğumu ile beraber adaya kar yağmaya başlıyor. Kardan sonra da ada bereketli topraklar haline geliyor, bu nedenle de adaya “Chios” ismi verilmiş.

Ada Türkçe’deki ismini ise üzerinde yer alan sakız ağaçlarından alıyor, ancak ne yazık ki önce 2012’de sonra da 2016’daki yangınlarda bu ağaçların büyük bir kısmı yok olmuş durumda Yine de adanın çeşitli yerlerinde bu güzel ağaçlardan görmeniz hala mümkün. (beni tanıyanlar için, evet damla sakızından hiç ama hiç hoşlanmıyorum, ama ağacın kendisi çok güzel, ona lafım yok 🙂

Her yer denİz, her yer plaj!

Yunan adalarının çoğunda olduğu gibi Sakız’da da en güzel yapılacak şey arabaya atlamak ve adayı karış karış, koy koy gezmek, her plajda denize girip çıkmak. Adanın her tarafında farklı özelliklere sahip plajlar ve koylar bulmak mümkün. Geçen seneki favorilerimize bu sene yeni keşifler ekledik!

  • Vroulida:

Adanın en güneyinde yer alan bir koy. Deniz ise tam anlamıyla muhteşem! Arabaları park ettikten sonra epey dik bir yokuştan inerek ulaşabiliyorsunuz ama tüm mücadeleye değiyor! Koyda her hangi bir plaj tesisi yok yani şezlong, şemsiye vs bulmanız mümkün değil, kendiniz getirmeniz gerekiyor, ancak denize girmek için mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri. (arabaları park ettiğiniz yerde minik bir cafe var, yiyecek içecek almak isterseniz)

(fotoğraf için teşekkürler exploregreece.com)

  • Glari Beach:

Adanın kuzey doğusunda yer alan bir beach club. Minik bir koyda tek mekan, deniz burda da turkuaz rengi ve çok ama çok güzel. Beach club’a giriş ücreti yok ama şezlong başına 2 Euro alıyorlar, bir şişe de su hediye ediyorlar bununla beraber:) Mekanda biz gittiğimizde çok güzel club müzikler de çalıyordu, hafif partileme modu ama bir yandan da nefis bir deniz güneş isterseniz mutlaka buraya gidin.

Bu sene gittiğimizde ise keşfettik ki, bu koydaki tüm tesis sezon bitince ortadan kalkıyormuş! Eylül sonu gittiğimizde koyda hiç birşey yoktu, ama ıssız haliyle bile burası çok ama çok güzel:)

  • Mavra Volia:

Adanın güneyinde yer alan, volkanik taşlardan oluşan bir koy. Burda kum yok:) Ayağınızın altında kocaman siyah / gri taşlarla biraz zor yürüyerek denize giriyorsunuz ama değişik doğası ile mutlaka bir kere görmeye değer bir yer. Volkanik taşlar ada halkı için oldukça kıymetli, zaten bunu koyun hemen girişindeki kocaman “taşları almak yasaktır” tabelalarından da anlayabiliyoruz. Sanırım söylemeye gerek yok, koyda herhangi bir tesis mevcut değil, sadece taşlar ve deniz var:)

  • ELINDA BEACH:

Adaya 2019’da yaptığımız ikinci gezimizde keşfettiğimiz nefis bir plaj! Hemen Lithi’nin kuzeyinde yer alan bu muhteşem koy, bembeyaz taşlardan ve buz gibi masmavi sulardan ibaret! Plajda herhangi bir tesis yok, ana yoldan içeri giren toprak bir yoldan arabanızla ulaşabiliyor ve taşların üzerine serilebiliyorsunuz. Neredeyse Karayip Adalarını andıran bir güzelliğe sahip! Deniz ise muhteşem, adanın en güzel plajlarından biri burası olabilir! Yalnız minik ama önemli bir not; koyda çok sayıda arı mevcut:) El değmemiş ve doğayla iç içe bir plaj olmasından dolayı sinek, kelebek ve arı popülasyonu da oldukça yoğun. Denizin içindeyken sorun yok ama plaja çıktığınızda dikkatli olmanızda fayda var!

  • TRACHILI BEACH:

Yine Lithi’nin kuzeyinde, Elinda Beach’in hemen yanı başındaki başka bir ıssız plaj da Trachili Beach. Burda da herhangi bir tesis yok, geniş bir kum plajdan kendi keyfinize göre denize girebiliyorsunuz. Oldukça kapalı bir koy dolayısıyla rüzgar derdi de çok yok. Deniz muhteşem, eğer adanın batısına giderseniz mutlaka buraya da uğrayın!

  • Agia Fotini:

Burası da şemsiye-şezlong-restoran konforu bulabileceğiniz güzel plajlardan biri. Adanın doğusunda yer alıyor, kum sahili ve de çok güzel bir denizi var. (fotoğraf için teşekkürler explorechios.com)

  • AGIA DYNAMI

Adanın en güney batısında yer alan minik ama tatlı bir koy. Tabi ki tesis yok:) Rüzgarlı bir güne denk gelirseniz çok tatlı olmuyor ama sakin havalarda burası da, eğer yolunuz düşerse şirin bir plaj.

  • Lithi Beach:

Adanın batısında yer alan, en meşhur plajlardan biri. İtiraf edelim, biz çok bayılmıyoruz buraya. Kum bir sahili var, deniz de oldukça sığ bu nedenle de çocuklu aileler tarafından çok tercih ediliyor. Plaj boyunca pek çok restoran var, her birinin de kum tarafında şezlong / şemsiye alanları mevcut. Herhangi bir ücret ödemiyorsunuz, sadece yediğinizi içtiğinizi ödeyerek tüm gün rahatlıkla burada kalabilirsiniz. Plajın etrafındaki restoranlar da gayet, yeme içme notlarında göreceksiniz:) Yine de, adada bir sürü muhteşem koy ve plaj varken buraya gelmeye çok da gerek yok bizce, aklınızda olsun deriz.(fotoğraf için teşekkürler exploregreece.com)

  • Karfas

Adanın en bilinen, en büyük plajı. Çok özel bir durumu yok ama upuzun kum bir sahil ve de oldukça sığ ama güzel bir denize sahip. Hatta deniz o kadar sığ ki biraz yürüdükten sonra denizin ortasında bileklerinize kadar suda kaldığınız bir yere denk gelebiliyorsunuz. Tabi sonra yeniden derinleşiyor o ayrı. Adanın doğusunda, merkeze oldukça yakın bir konumu var. Restoranlar, şemsiye-şezlong imkanları olan keyifli bir plaj.

(fotoğraf için teşekkürler explorechios.com)

TARİHİN İZLERİNDE BİR KASABA : PYRGI

Deniz güneşe mola verelim biraz da adayı gezelim derseniz, ilk gitmeniz gereken yer Pirgi.

Sakız adasının güneyinde yer alan Pyrgi daha yaklaştığınızda bile değişik mimarisi ile diğer köylerden farklı olduğunu hissettiriyor.

Köy, 14.yy’da Cenevizliler tarafından sakız ticaretinin merkezi olarak kurulmuş, köye giriş çıkışı sağlayan taş kapılar, daracık sokaklar ile ortaçağ şehirlerinin tüm özelliklerini taşıyor.

Köyü diğerlerinden ayıran ise evlerin dış duvarlarındaki desenler! Köyde her bina, ister ev ister kilise olsun, xysta (çizik) ismi verilen siyah beyaz geometrik desenlerle bezenmiş durumda. Buna bir de balkonlardan sarkan domates ve çiçekleri de eklediğinizde, pek çok yerde yazdığı gibi “tablo gibi bir köy” ile karşılaşıyorsunuz.

Instagram için etkileyici bir kare peşindeyseniz, olmanız gereken yer burası yani:) Eğer adada tek bir köy gezecekseniz o kesinlikle Pirgi olmalı!

(fotoğraflar için teşekkürler greektimes.com)

Peynİr, kalamar ve uzo!

Adada yediğimiz içtiğimiz her şey çok ama çok güzeldi! En basit restoranda bile oturduğunuzda, nefis bir salata, çıtır çıtır kalamar ve itiraf etmemiz gerek, Türkiye’de bulamadığımız kadar lezzetli ahtapotlar bulmamız mümkün.

Yine de nerde ne yiyelim derseniz, mutlaka ve mutlaka;

Adadakİ tÜm Yunan bİralarInI deneyİn!

Mythos, Fresh Chios veya Fix içmeden hiç bir gününüz geçmesin:)

Her yemekte bİr “greek salata” sÖyleyİn.

Bizdekilerden farklı olarak üzerinde kocaman bir beyaz peynirle servis ediyorlar, yalnız dikkat, acayip çok soğan kullanıyorlar. Sevmiyorsanız önden söylemekte fayda var sonra ayıkla ayıkla bitmiyor:)

(fotoğraf için teşekkürler minervahoraio.gr)

Chios’a Özel bİr peynİr olan “mastelo cheese” deneyin.

Genellikle ızgara yapılarak servis ediliyor, bazı yerlerde ise ballı versiyonları mevcut. Bildiğimiz hellim peynirinin tuzsuzu gibi, çok hafif ve lezzetli!

Bol bol kalamar ve ahtapot yİyİn!

Doysanız bile devam edin, valla burdaki kadar güzel kalamar ve ahtapot ne yazık ki bizde yok.

İyi de bunları nerde yesek içsek derseniz de aşağıdaki adreslere bir bakın, biz hepsinden çatlayana kadar yemiş ve keşke daha da yesek diyerek çıktık.

NERDE YİYELİM İÇELİM?

Roussiko:

Bizim bu adada en çok sevdiğimiz yer burası! Thmiana bölgesinde yerel mimaride yapılmış bir bina, birden fazla minik terasa sahip dolayısıyla çok insan alan ama size çok az kişiyle samimi bir ortamda yemek yeme hissi yaşatan bir mekan.

Menüsünde yerel mezelerden deniz mahsüllerine, kabak dolmasından tavşan yahnisine kadar pek çok farklı seçenek mevcut. Zeytinyağlı yaprak sarması, tzatziki, kabak kızartma, ballı mastello peyniri ve de ahtapotlar inanılmazdı!

(fotoğraf için teşekkürler www.mysteriousgreece.com)

KARAVELA:

Adanın doğusunda, Komi Beach’te yer alan nefis bir balıkçı. Sahilin hemen kenarında, deniz manzaralı salaş masalarda oturup muhteşem balıklar, kalamarlar ve ahtapotlar yiyebildiğiniz bir yer. Biz gittiğimizde, muhteşem barbun balıkları ve de bu dev gibi ama çok lezzetli kalamarı yeme fırsatı bulduk. Adadaki en başarılı deniz mahsülü restoranlarından biri, mutlaka gidin!

TO APOMERO:

Kambos bölgesinde, Chios’un merkezine yakın bu restoran adanın muhtemelen canlı müzik yapan yegane yerlerinden biri! Kocaman ağaçların yer aldığı bahçesi çok keyifli, dilerseniz iç kısımda da oturma şansınız var. Mezeler, et & balık yemekleri, her şey çok ama çok lezzetli. Cuma – cumartesi günleri giderseniz de canlı Yunan müziği yapan şeker bir grup çıkıyor. Çok keyifli bir ortamda, lezzetli yemekler ve arka planda güzel müzikler. Daha ne isteriz! Biz bu restorana 2 gidişimizde de gittik, ikisinde de çok memnun kaldık. Yine adaya gitsek, yine bir akşam buraya gideriz!

Kyra Despoina:

Lithi Plajı’nda güzel bir deniz ürünleri restoranı. Dev porsiyonlarla taze taze pişirilmiş balıklar, karides, kalamar, ahtapot aklınıza ne gelirse doya doya yiyebiliyorsunuz.

MELTEMAKİ:

Adanın doğusunda, kaldığımız yere çok yakın olan Katarraktis kasabasında yer alan bir restoran. Hemen deniz kıyısında yer alan masaları ve iç kısımda 3-4 masası olan, çok büyük olmayan ve bundan dolayı da aslında epey kalabalık olabilen bir yer. Biz gittiğimizde pazar öğlen saatleriydi, son masayı yakaladık ve siparişlerin gelmesi için epey beklemek zorunda kaldık. Yine de mezeler ve yemekler oldukça lezzetliydi, daha sakin bir zamanda giderseniz çok keyifli bir yer olabilir.

(fotoğraf için teşekkürler Meltemaki)

NOSTOS

Adanın kuzeydoğusunda, Glari Beach’in çok yakınındaki balıkçı kasabası Lagkada’da da çok güzel deniz restoranları bulmanız mümkün. Minik bir koyda yer alan bu kasaba hem gezip görmek hem de keyifli bir ölen yemeği için harika! Bizim burdaki restoranlardan en sevdiğimiz ise Nostos isimli restoran. Son gittiğimizde muhteşem bir mercan balığı yedik, tadı hala damağımızda!

AELLA:

Chios’un hemen merkezinde yer alan bir “fast food” restoranı. Bu sizi yanıltmasın, aşırı lezzetli souvlakiler, burgerler ve şiş dürümler yapıyorlar! Eğer hızlıca bir şeyler yiyeyim ama lezzetli olsun diyorsanız, limanın hemen yakınındaki bu mekan tam sizlik!

(fotoğraf için teşekkürler: chios-secrets.com)

OZ COCKTAIL BAR

Sakız Adası gibi kendi halinde bir adadan beklenmeyecek kadar hip, cool ve tatlı bir kokteyl bar keşfettik! Hemen Chios’un merkezinde, sahilie paralel sokakta yer alan bu bar, Avrupa’nın herhangi bir şehrinde bile olsa “vay, ne kadar güzel burası” dedirtecek kadar iyi! Son derece casual dekora edilmiş, girişini bile zor bulabildiğiniz bu barda hem müthiş lezzetli kokteyller, hem de son derece başarılı bar food seçenekleri bulabiliyorsunuz. Adadaki gecelerinizden birinde mutlaka buraya uğrayın! (biz denk gelmedik ama gündüzleri de kahvaltı servisleri var sanırım)

Yunan adası tatili tabi ki uzosuz olmaz! Restoranların çoğunda uzo istediğinizde size uzun bir liste sayıyorlar, genellikle isimleri bile aklınızda tutamıyorsunuz. Bizler için en tanıdık olan Barbayanni bu adada pek bulunamıyor, sadece bazı restoranlarda mevcut. Bunun yerine Sakız Adası’nda üretilen Kazanisto isimli uzo’yu denemenizi öneririz, çok ama çok başarılı. Adada yetişen anasonlar kullanılarak yapılan bu yerel uzo tüm yemeklerimizde bize eşlik etti, mutlaka deneyin.

NerEde kalInIr?

Adanın özellikle doğu tarafında tüm sahil boyunca pek çok otel ve pansiyon bulmanız mümk?ün. Koca koca otellerden ziyade biraz daha butik oteller yaygın, ister sahil kenarında isterseniz de biraz daha içerlerde, kasabalarda mandalina bahçeleri içinde oteller bulabiliyorsunuz. Biraz didiklemek lazım:)

www.booking.com

Biz, ilk tatilimizde bence adanın en güzel kasabası olan Kambos’ta kalmayı tercih ettik, iyi ki de etmişiz! Adanın en şirin bölgelerinden biri, şehir merkezinin 6km güneyinde yer alıyor. Bölge, narenciye bahçeleri ve de Thimiani bölgesinden gelen taşlarla yapılan binaları ile meşhur. Kasabada neredeyse tüm binalar bu sıcak sarı taşlardan yapılmış, yüksek duvarlarla çevrili kocaman bahçelere sahip. Büyük malikaneler, güzel kiliseler ve çiçeklerle bezeli sokaklarla dolu bir bölge.

Bizim kaldığımız otel de yine narenciye bahçeleri içinde bir yerleşimdi, Voulamandis House. Adalı bir aile tarafından işletiliyor, biz çok ama çok memnun kaldık, yine gitsek yine orda kalırız:)

(fotoğraf için teşekkürler booking.com)

Bu seneki tatilimizde ise yine Kambos bölgesine yakın, Katarraktis kasabasının hemen yanı başında bir ev kiraladık. Sakız Adası’nda AirBnb üzerinden pek çok güzel ev bulmanız mümkün, eğer grup olarak gidiyorsanız mutlaka ev seçeceklerini de değerlendirin.

NasIl gİdİlİr?

Çeşme’den feribotla 45dk, hızlı feribotla 20dk bir sürede adaya geçmeniz mümkün. Genellikle sabah & akşam olmak üzere birer sefer oluyor ama tarihe göre değişiklik olabilir, Önden bakmakta fayda var.

https://www.turyolonline.com

http://www.erturk.com.tr/tr

Adayı araba / motorsiklet kiralamadan gezmek pek mümkün değil. Oldukça büyük bir ada, taksi veya toplu taşıma konusu ise çok kısıtlı. Üstelik adanın gerçekten tadını çıkarmak için, nerde kalıyor olursanız olun, farklı taraflarına mutlaka gitmek lazım o nedenle arabanız olması çok kritik. Araba kiralamayı önden de yapabileceğiniz gibi adaya vardığımızda, hemen feribot iskelesinin karşısındaki rent a car şirketlerinden de kiralama yapabiliyorsunuz.

Biz Sakız’ı çok ama çok sevdik! Seneye de ordayız, bekleriz:)

 

HADİ YAZ GERİ GELSİN DİYENLERE: HVAR

Yazın tembelliği bittiğine, serin havalara ve şehre geri döndüğümüze göre yazılara devam 🙂

Tatil sonrası ilk yazı bu madem, konusu da yine yaz, yine tatil olsun! (Bu seferki biraz uzun bir hafta sonu planı önerisi, ama olsun, kim demiş hafta sonları hep kısa olacak diye:)!)

Hadİ yaz gerİ gelsİn: DalmaÇya KIyIlarI ve Hvar!

Gittikçe popülerleşen seyahat rotası Hırvatistan’ın Adriyatik Denizi’ndeki nefis adalarından biri Hvar. Yaklaşık 300km2 bir alan kaplayan ince uzun bu ada, Hırvatistan’ın Adriyatik’teki dördüncü büyük adası. Yakınlarında Brac, Vis, Korcula gibi adalar da mevcut. Yine de aralarında en meşhuru Hvar olmuş.

Adanın tarihi milattan önceki dönemlere kadar uzanıyor, ilk dönemlerde farklı kavimlere ve sonrasında Yunanlılara ev sahipliği yapmış olan ada, M.S 7.yy itibariyle Hırvat Krallığı’nın eline geçiyor,o gün bugündür de Hırvat toprakları olarak hayatına devam ediyor.

Ada havasI:

Hvar, tam bir Akdeniz iklimine sahip. Yazlar bol güneşli ve sıcacık! Kışlar da oldukça yumuşak geçiyor diyorlar, hatta bir söylentiye göre olur da gittiğiniz günlerde, yağmur mevsimiyse ve günde 4 saatten daha uzun yağmura denk gelirseniz, kaldığınız otellerden indirim alıyormuşsunuz. Hele kara denk gelirseniz, sizden ücret almıyorlarmış! Güneşli günlerine bu kadar güveniyorlar yani!

Ada, oldukça büyük. Dolayısıyla içerisinde birbirinden farklı minik kasaba ve köyler mevcut. Bunların en büyükleri Hvar, Stari Grad, Vrboska, Jelsa ve Sucuraj. Zaten otellerin de çoğu bu bölgelerde toplanmış durumda.

Fotoğraf için teşekkürler island-hvar.info

 

Masmavİ gÜnler:

Biz adanın en büyük kasabası olan Hvar Town’da kaldık. Burası zaten adaya gelen feribotların da çoğunun uğradığı liman, dolayısıyla en merkezi yer diyebiliriz.

(fotoğraf için teşekkürler visit-hvar.com)

İndiğiniz liman tam bir ortacağ meydanı! Taş sokaklar, kocaman kilise ve saat kuleleri, eski binalar…Daha ayak basar basmaz adanın sıcak tarihi sizi kucaklıyor.

Adada yapacağınız en güzel şey, yazın gittiğinizi düşünürsek, denize girmek ve teknelerle denize açılmak! Adanın pek çok farklı yerinde irili ufaklı plajlar mevcut. Çoğunda şezlong / şemsiye gibi imkanlar ve yeme içme yerleri bulmanız mümkün. Bazıları ise çok daha el değmemiş küçük koylar ve plajlar. Aslında en iyisi adaya ayak bastığınızda yerli birilerine danışmak, herkesin kendine göre bir favori plajı oluyor:)

Adanın tadını çıkarmanın çok daha iyi bir yolu ise günübirlik (ya da daha uzun süreli) tekneler kiralamak. Bu sayede kaldığınız kasabaya çok da bağlı kalmadan kocaman adanın çok daha farklı köşelerini, ve hatta yakınlardaki minik adacıkları, koyları deniz altı mağaralarını keşfedebiliyorsunuz.

Nerede kalInIr?

Hvar’da pek çok otel bulmanız mümkün. Bizim önerimiz, AirBnb seçeneklerini de mutlaka değerlendirmeniz olacak. Otellere kıyasla çok daha karşılığını kat kat alabileceğiniz fiyatlarda evler bulmanız olası. Deniz manzaralı koskocaman balkonlu bir evi eminim minik bir otel odasına tercih edersiniz:)

Önemli bir not, adada taksiler çok pahalı! Üstelik her istediğinizde bulamıyorsunuz, telefonla çağırsanız bile epey beklemeniz gerekebiliyor. Bunun aksine, araba kiralama son derece ucuz! (tamam, son model arabalar çıkmıyor karşınıza, ama adada işinizi görecek kadar çeşit mevcut) Bence, taksi olayına hiç girmeyin, adaya ayak basar basmaz bir araba kiralayın, rahat edin.

(fotoğraf için teşekkürler: visit-hvar.com)

NasIl gİdİlİr?

İstanbul’dan gidecekseniz 2 alternatifiniz var.

Önce Zagrep’ e sonra Split’e uçup, Split’ten feribot veya katamaranlarla adaya geçebilirsiniz. Katamaranlarla ilgili bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Ya da Dubrovnik’e uçup, yine feribot veya katamaranla adaya geçebilirsiniz. THY‘nin hem Zagrep hem de Dubrovnk uçuşları mevcut.

Çok yakın değil belki, ama 3-4 gecelik bir long weekend planınız olursa, ya da daha uzunu, önümüzdeki sıcak günler için mutlaka aklınızda olsun!

CUNDA’DA HAFTA SONU KEYF??

Havalar hala ??s??namad??, bir ???bahar keyfi??? ya da ???yaz geliyor??? moduna giremedik bir t??rl??…Yine de, g??zel havan??n oldu??u bir hafta sonuna denk gelirseniz ve k??sac??k bir tatil yapmak isterseniz, Cunda akl??n??zda olsun.

CUNDA:

Alibey??Adas????ya da daha bilindik ad??yla??Cunda, Bal??kesir’in Ayval??k il??esine ba??l?? bir??ada, daha do??rusu Ayval??k Adalar?? diye bilinen b??y??kl?? k??????kl?? yakla????k 22 adadan biri.

Tabi ada dedi??imize bakmay??n, bir k??pr?? ile (hatta ??lkenin ilk ???bo??az k??pr??s????? diyorlar buna) Ayval??k???a ba??lanm???? durumda art??k. (K??pr??y?? de yeniliyorlar san??r??m, son derece ??irkin bir beton y??????n?? halinde ??u anda, hay??rl?? olsun…)

Ege???deki pek ??ok yerle??im yeri gibi burda da bol bol eski Rum evleri ve dar sokaklar?? bulmak m??mk??n. Asl??nda ufac??k bir yer, ama pek bi ??irin mekanlar mevcut. 1-2 g??nden fazla kal??nmaz ama s??yleyelim, tam hafta sonu mekan??.

NERDE YER ????ER??Z:

Cunda, bal??k????lar??, deniz mahs??lleri ve de ??zellikle mezeleri ile me??hur! Tabi bir de lokmac??lar??yla:) Deniz kenar??na dizili onlarca restoran bulman??z m??mk??n, ??o??u da hi?? fena de??il. Yine de bir ka?? ??neri verelim hemen:

Moshos Taverna:

Cunda???n??n i??inde, 200 y??ll??k ta?? bir bina i??erisinde yer al??yor. Mezeler ve yemekler olduk??a lezzetliydi, ??stelik canl?? Yunan M??zi??i de mevcut. Hem g??zel yemek yemek hem biraz e??lenmek i??in tatl???? bir mekan.

K??rfez Restoran ??? Sal??h?????n Yer??:

Yine Cunda???n??n i??erisinde, ama deniz kenar??nda de??il bir s??ra arka sokakta yer alan bir bal??k????, ama kesinlikle gitmeye de??er.

Men??de bol miktarda y??resel otlarla yap??lm???? mezeler g??rmeniz olas??, ayr??ca kalamar dolma ya da ka??arl?? midye gibi lezzetli ara s??caklar da bol bol var. Gitti??imizde yedi??imiz her??eyden ??ok memnun kald??????m??z, servisi h??zl?? ve de hesap gelince ???bu ne yaa b??yle??? diye kavga ????karmad??????m??z hatta ???e iyiymi?? yaa??? dedi??imiz bir yer. Mutlaka deneyin derim:)

Uno Pizza:

Cunda???ya gelip de pizza m?? yenir demeyin:) Ak??ama rak?? var, ????leni hafif ge??irelim fln derseniz Cunda???n??n ara sokaklar??ndaki Uno tam gitmeniz gereken yer.

Pizzalar?? incecik yap??yorlar, ??stelik salatalar?? da ??ok lezzetli. Mesela biz kekikli Cunda peyniri ile yap??lan bu salatay?? pek sevdiydik.

Mekan??n ??e??itli kokteyllerden olu??an bir men??s?? de mevcut, hani can??n??z ??ekerse.

 

 

Ta?? Kahve:

Cunda???n??n en me??hur ???kahvesi???. Yakla????k 150 y??ll??k kocaman bir binada yer al??yor, Cunda???ya her gelen de mutlaka buraya u??ruyor.

San??r??m yemek de var, ama biz kahvalt??ya ve kahve i??meye gittik.

A????k??as?? kahvalt??s??nda ??ok da ah??m ??ah??m bir ??ey yok. Evet, gelen ??eyler (peynirler zeytinler vs) lezzetli ama ??ok istisnai bir lezzet yok. Sadece gelen vi??ne soslu lor denemeye de??erdi, ama onun da daha g??zelini ba??ka yerlerde bulman??z olas??. Sahanda yumurtalar ise yenilmeyecek kadar ya??l??, zeytinya????nda y??zerek geldi, bence hi?? sipari?? etmeyin daha iyi.

Bu mekan??n tad??n?? ????karman??n en iyi yolu oturup g??zel bir T??rk kahvesi i??mek, eski binan??n dokusunda ??n??n??zdeki deniz manzaras??n?? izlemek. Ha bir de hemen ??n??ndeki dondurmac?? bayaa iyi:)

DEN??ZE NERDEN G??RER??Z:

Cunda, Kuzey Ege’de olmas??ndan kaynakl??, suyu so??uk ama nefis bir b??lge. Buzz gibi denizden ho??lan??yorsan??z buray?? kesin seversiniz:) Adan??n ??e??itli yerlerinde plajlar mevcut.

Konforum yer??nde olsun d??yen, Beach Club Sevenlere : Ortun??

Ortun?? Otel’e g??nl??k olarak, beach club i??in giri?? yapabiliyorsunuz. Giri?? ??creti biraz y??ksek, 150 TL, ve tabi buna ??ezlong & havlu d??????nda bir??ey dahil de??il.

Ancak burada sessiz sakin bir koydaki tek mekan olarak g??zel bir g??n ge??irmeniz m??mk??n. Zeytin a??a??lar?? aras??nda, ??imenlerde g??ne??lenip??iskeleden ya da y??r??yerek denize girebiliyorsunuz. Yemekler muhte??em:)! Olduk??a g??zel kokteyl yapan da bir barlar?? mevcut.

PLAJDa L??KS ARAMAM D??YENLERE: pater????a??KOYU

Adan??n K??????kuyu k??sm??na bakan plaj. Burada yanyana dizilmi?? mini “beach clublar” bulabiliyorsunuz, ismi sizi yan??ltmas??n beach club dediysek iskele, ??ezlong veren, yeme i??me imkan?? olan ama olduk??a sala??, basit yerler.

Biz bunlardan B??y??kl?? Beach’e gittik. Sezon ba???? olmas?? nedeniyle – hava da s??per de??ildi o g??n – ??ok keyifli oldu??unu s??ylemem ama deniz g??zel g??z??k??yordu. Ha bir de sadece 2 saat kald??????m??z ve bizden ba??ka kimsenin olmad?????? bir g??nde bizden ??ezlong paras?? alarak bizi ??ok k??rd??lar. Biz bir daha B??y??kl?? Beach’e gitmeyiz, sizin de akl??n??zda olsun.

PLAJ DED??N M?? EN SALA??I OLSUN D??YENLERE: ADA CAMPING??

Ortun??’un hemen yan?? ba????nda, adan??n en bilinen yerlerinden biri. Burada dilerseniz kamp yapabiliyorsunuz ya da plaj i??in gelebiliyorsunuz. Son derece sala?? bir yer,??biz pek sevemedik, ama severseniz deneyin tabi:)

NERDE KALALIM:

ORTUN?? HOTEL:

Para pul derdiniz yoksa, kesinlikle hi?? d??????nmeden Ortun??’ta kal??n! ??Dinlenmek, nefis bir koyda denize girmek ve de inan??n bir otelde yiyebilece??iniz en lezzetli ??eyleri yemek i??in tek gidilecek yer. Burdan hi?? ????kmadan harika bir hafta sonu ge??irmeniz m??mk??n.

 

1980 y??l??nda, Necla – Orhan Tun?? ??ifti taraf??ndan kurulmu?? bir aile i??letmesi asl??nda, ??imdi ikinci ku??ak i??i devralm???? devam ediyor. Nefis bir koyda tek ba????na yer alan bir tesis, dolay??s??yla son derece sessiz ve sakin.

2 katl?? binalardan olu??an bir otel, i??erisinde (gitmedik ama duydu??umuza g??re) ??ok ba??ar??l?? bir SPA’s?? mevcut. Yemekler ise – inan??n abartm??yorum – efsane! Evet, olduk??a pahal?? bir mekan ama kar????l??????n?? da veriyor.

Mola Cunda Hotel:

Biraz daha uygun fiyatl?? bir yer ar??yorsan??z, ya da Ortun?? uzak kal??yor, Cunda’n??n i??inde kalal??m derseniz Mola Cunda ??ok do??ru bir se??enek olabilir. Buras?? da 2 katl?? bir binadan olu??an bir otel, ortas??nda ise i??erisinde bir havuz da bulunan ye??illikli bir avlu ve g??ne??lenme alanlar?? mevcut. (yaln??z havuz olduk??a s????, y??zmekten ziyade serinlemek i??in girmelik:)

Odalar ufak ama tertemiz. Kahvalt??s??n?? biz ??ok be??endik, se??enekler hem bol hem de lezzetliydi. ????len yeme??i i??in de yine pizzalar, zeytinya??l?? yemekler gibi se??enekler bulabiliyorsunuz. Dikkatimizi ??eken ise, g??n boyu nefis m??zik ??al??yorlar! Akustik coverlar, arada Depeche Mode’lar U2’lar, biraz rum ezgileri vs, baya tatl?? bir play listleri mevcut:) Bence gayet keyifli, her zaman gidip kal??nacak bir Cunda oteli.

NASIL G??DER??Z:

Valla yak??n zamana kadar herkes arabayla gidiyordu, ??stanbul???dan ??? e??er deli bir ????f??r de??ilseniz ??? yakla????k 7 saat gibi s??ren bir yolu var.

G??zel haber, art??k u??akla gitmek m??mk??n! Hem Pegasus???un hem de THY???nin ??stanbul???dan Edremit???e u??u??lar?? var. Yakla????k 40dk s??ren bir u??u??un ard??ndan 40-45dk bir araba yolculu??uyla Cunda???ya varman??z m??mk??n. Bence hi?? araba diye kasmay??n, pa??a pa??a u??akla gidin:)

K??sa bir dinlenme, biraz yeme i??me, hava g??zelse denize girme hafta sonu isterseniz ama taa Bodrum’a ??e??me’ye de gidemem derseniz, Cunda g??zel bir alternatif, akl??n??zda olsun:)